BOŞANMA DAVASI VE SEBEPLERİ

2021-09-20 Genel

BOŞANMA DAVASI VE SEBEPLERİ

 

Boşanma davası en genel tanımı ile eşler arasında kurulan evlilik birliğinin geçmişe etkili olmayacak şekilde yasal olarak sona ermesi anlamına gelir. Eşlerin boşanma davası açma hakkı,bozucu yenilik doğuran bir haktır.Boşanmak isteyen eşler,Türk Medeni Kanununda tanımlanan boşanma sebeplerine dayanarak dava talebi oluşturabilir. Boşanma sebepleri genel ve özel olarak ikiye ayrılmaktadır:

Özel  Sebepleri :

  • zina(m.161)
  • hayata kast (m.162)
  • haysiyetsiz hayat sürme(m.162)
  • terk (m.163)
  • akıl hastalığı(m.164)

Genel Sebepleri:

  • güvensizlik
  • çekilmezlik
  • fiili ayrılık
  • ortak hayatın kurulamaması

 

Boşanma davası talebi özel boşanma sebeplerine dayanmakta ise,davacı,sadece özel bir boşanma sebebi olduğunu ispatla yükümlüdür.Buna karşılık,dava konusu genel boşanma sebeplerine dayanmakta ise davalı ve davacı karşılıklı olarak kusurlarını ispatla yükümlüdürler.

Genel ve özel ayrımların yanı sıra boşanma davasının açılabilmesinin iki şekli vardır:

  • Anlaşmalı boşanma davası
  • Çekişmeli boşanma davası

ANLAŞMALI BOŞANMA

Anlaşmalı boşanma,eşlerin gelecekteki hukuki durumlarını düzenleyen ve her iki eş tarafından da usulen imzalanması gereken bir sözleşmedir. Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.Bu halde anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesinin şartları şunlardır:

  1. Evliliğin en az 1 yıl sürmüş olması
  2. Eşlerin açtığı davanın karşılıklı olarak kabul edilmiş olması
  3. Eşlerin hakim huzurunda iradelerini beyan etmiş olmaları
  4. Mahkeme tarafından eşlerin aralarında yaptıkları mali sonuçlar ve çocukların durumu ile ilgili olan düzenlemeyi(maddi-manevi tazminat,nafaka,iştirak ve yoksulluk nafakası,velayet hakkında) kabul etmesi

 

 

ÇEKİŞMELİ BOŞANMA

Çekişmeli boşanma davası,TMK.166/3 haricinde kalan üm ablaşmalı boşanma davası nedenlerine dayalı olarak açılabilir.Eşler arasında boşanmanın hukuki sonuçları konusunda anlaşma sağlanamayan davalardır.Çekişmeli boşanma davası hem boşanmanın özel sebeplerine hem de genel sebeplerine dayanılarak açılabilir.Bu halde,mahkeme,genel ve özel sebepler hakkında ayrı ayrı karar vermektedir.Örneğin;çocukların velayeti veya nafaka konusundaki anlaşamama durumlarında çekişmeli boşanmaya sebebiyet oluşur.Ayrıca 1 yılını doldurmayan evlilik birliklerinde çekişmeli boşanma söz konusu olabilmektedir.

BOŞANMA DAVALARINDA YETKİLİ MAHKEME

Boşanma veya ayrılık davalarında yetkili mahkeme,eşlerinden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir(TMK m.168).Dava,davalı eşlerden birinin ikametgahının bulunduğu aile mahkemesinde açılabilir.Örneğin,eşler arasındaki şiddetli geçimsizlik nedeniyle eşlerden birinin kısa bir süre için kaldığı yerdeki aile mahkemesinde boşanma davası açılması durumunda,dava hakkında yetkisizlik kararı verilecektir ya da eşlerin 6 aydan fazla beraber yaşadıkları evin ikametgahı ile boşanma davasının açılacağı yetkili belirlenir.

BOŞANMA DAVASINDA MAL AYRIMI

Eşler evlenmeden önce ya da sonra,evliliklerinin sona ermesi halinde mal tasfiyesinin nasıl olacağı hususunda kanunda yazılı seçimlik mal rejimlerinden birini seçerek sözleşme yapmamışlar ise eşler kanunen edinilmiş mal rejimi veya diğer adıyla yasal mal rejimine tabi tutulurlar.

Edinilmiş mal,her eşin evlilik birliği devamı süresince karşılığını vererek edindiği malvarlığı değerleridir.Yasal mal rejimi olarak da bilinen edinilmiş mallara katılma rejimi,evlilik birliğinin sona ermesi,seçimlik mal rejimi sözleşmesi yapılmasıyla veya ölüm ile son bulur.

Kanun gereği eşlerin evlilik süresi devamında edindikleri belirlenemeyen malvarlıkları da edinilmiş mal kategorisinden sayılır.Kanunda örnek olarak verilmiş edinilmiş mallar 5 madde olarak sınırlandırılmaktadır:

  • Çalışma karşılığı edinmeler
  • Sosyal güvenlik,sosyal yardım ve sandık ödemeleri
  • Kişisel malların gelirleri
  • Edinilmiş malların yerine geçen değerler

 

DÜĞÜNDE TAKILAN TAKILAR HANGİ TARAFA AİTTİR?

Yerleşik içtihatlara bakıldığında kural olarak düğün sırasında takılan ziynet eşyaları, para kim tarafından takılırsa takılsın, aksine bir anlaşma bulunmadıkça kadına bağışlanmış sayılır ve artık onun kişisel malı niteliğini kazanır. Bu eşyaların iade edilmemek üzere kocaya verildiği, kadının isteği ve onayı ile bozdurulup müşterek ihtiyaçlar için harcandığı hususu davalı tarafça kanıtlandığı takdirde, koca bu eşyaları iadeden kurtulur (HGK.,E. 2017/1040).Örneğin,eşlerin birbirlerinden talep ettikleri ziynet eşyaların,evlilik birliği devamı süresince ev içi ihtiyaçların karşılanması için eşleriden birinin rızası dışında harcandığında,evlilik birliğinin sonlanması halinde rıza dışında harcama yapan eş,diğer eşe ziynet eşyaları iade etmekle yükümlüdür.

Bunların haricinde son yargıtay kararları göz önünde tutulduğunda,kadına özgü olmayan takılar erkeğe takıldığı takdirde erkeğe ait olur.Düğünlerde damada takılan fakat kadına özgü olmayan takılar erkeğe ait olmalıdır ve kadına verilmesi doğru bulunmamıştır (HD., E. 2019/2794 K. 2020/2846 T.20.11.2020).

ZİNAYA DAYALI BOŞANMA DAVASI HAKKINDA YARGITAY KARARI

 

Taraflarca açılan karşılıklı boşanma davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davacı-karşı davalı kadının boşanma davasının reddine, davalı-karşı davacı erkeğin boşanma davasının ise kabulü ile TMK 166/1-2. maddesi uyarınca tarafların boşanmalarına karar verilmiş, bu karara karşı tarafların temyizi üzerine Dairemizin 21.02 2018 tarih, 2016/11642 esas ve 2018/2299 karar sayılı ilamı ile erkeğin davasının zina hukuki sebebine dayalı olarak kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle erkeğin zina sebebine dayalı davası yönünden bozulmasına, kadının temyiz itirazları yönünden hükmün onanmasına, erkeğin diğer temyiz itirazlarının ise şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bu ilama karşı davacı-karşı davalı kadın tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.

Dosyanın yeniden yapılan incelemesinde davacı-karşı davalı kadın Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca boşanma davası açmış, davalı-karşı davacı erkek ise karşı davasında, Türk Medeni Kanunu'nun 161. maddesi olmadığı takdirde Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesine dayanarak boşanmalarını terditli olarak talep etmiştir. Mahkemece kadının davasının reddine, erkeğin davasının ise Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. maddesi uyarınca kabulüyle, boşanmalarına karar verilmiş, gerekçeli kararın gerekçe kısmında erkeğin zinaya dayalı boşanma talebinin reddine dair gerekçe tartışılmış ancak kısa karar ve gerekçeli kararın hüküm kısmında erkeğin zinaya dayalı davası yönünden bir hüküm kurulmamıştır. Hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Hükmün sonuç kısmında taleplerden her biri hakkında verilen hükmün gösterilmesi gerekir (HMK m. 26, 297/2). Yasal gereklilik böyleyken davalı-karşı davacı erkeğin zina (TMK m. 161) hukuki sebebine dayalı boşanma talebi yönünden de bir karar verilmesi gerekirken, kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm kısmında asıl talep olan işbu dava yönünden olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir. Ne var ki bu husus ilk temyiz incelemesinde gözden kaçırılmıştır. Açıklanan sebeple davacı-karşı davalı kadının karar düzeltme isteğinin kabulü ile Dairemizin 21.02.2018 tarih, 2016/11642 esas ve 2018/2299 karar sayılı onama-bozma ilamının tümüyle ortadan kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan sebeple değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

EVLİLİK BİRLİĞİNİN TEMELİNDEN SARSILMASI HAKKINDA YARGITAY KARARI

 

 

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davacı-karşı davalı kadın tarafından, kocanın kabul edilen boşanma davası ile reddedilen manevi tazminat ve nafaka talepleri yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Davalı-karşı davacı kocanın davası Türk Medeni Kanununun 161. maddesinde düzenlenen zina hukuksal sebebine dayalıdır. Türk Medeni Kanununun 166. maddesi uyarınca evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayalı bir davası bulunmamaktadır. Münhasıran özel boşanma sebebine dayalı olarak açılan bir boşanma davasında genel boşanma sebebine (TMK.md.166/1) dayalı olarak karar verilmesi mümkün değildir. Zira hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ( HMK.md.26/1). Davalı-karşı davacı kocanın delillerinin zina nedenine dayalı dava çerçevesinde değerlendirilerek sonucu uyarınca bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamına göre davacı-karşı davalı kadının boşanmanın fer'ilerine yönelik diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.15.04.2013 (Pzt.)

 

MAL REJİMİ TASFİYESİ HAKKINDA YARGITAY KARARI

Eşler, 30.10.1987 tarihinde evlenmiş, 28.09.2010 tarihinde açılan boşanma davasının kabulüne ilişkin hükmün, kesinleşmesiyle boşanmışlardır. Mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarih itibarıyla sona ermiştir (TMK 225/son). Sözleşmeyle başka mal rejiminin seçildiği ileri sürülmediğinden evlilik tarihinden 4721 sayılı TMK'nun yürürlüğe girdiği 01.01.2002 tarihine kadar mal ayrılığı (743 sayılı TKM 170.m), bu tarihten mal rejiminin sona erdiği tarihe kadar ise, edinilmiş mallara katılma rejimi geçerlidir (4722 sayılı yasanın 10, TMK 202/1.m). Tasfiyeye konu 58 NN 944 plakalı araç, eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejiminin geçerli olduğu 11.03.2008 tarihinde satın alınarak, davalı eş adına tescil edilmiştir. Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı bulunduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır (TMK 179.m).

Mahkeme gerekçesinde dava konusu 58 NN 944 plakalı aracın dava konusu edildiği yazılı ise de, herhangi bir gerekçe yazılmadan sadece dava konusu taşınmazlarla ilgili gerekçe açıklanmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Dava konusu araç, edinilmiş mal olduğuna göre TMK'nun ilgili maddelerine göre davacının katılma alacağının olduğu gözetilerek taraf delilleri toplanıp değerlendirilmek suretiyle dava konusu araç hakkında da olumlu olumsuz bir karar verilmesi gerekirken araç hakkında açıkça karar verilmemiş olması usul ve kanuna aykırıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 10.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Stajyer Avukat Halime Örnek

← Geri dön

Kategoriler